Bursa’nın Nilüfer ilçesinde 1.09 promil alkollü şekilde cip kullanarak iki fabrika güvenlik görevlisinin ölümüne neden olan Gülçin Yeni hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi. Bursa 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak tutuklu sanık için bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan 22,5 yıla kadar hapis cezası istendi.
Kaza, 21 Ağustos gecesi saat 02.30 sularında Çalı Mahallesi Ahıska Caddesi üzerinde gerçekleşti. Görev yaptıkları firmanın diğer tesisini denetlemeye giden Yalçın Öz idaresindeki 34 NVG 362 plakalı araca, Alaaddinbey Caddesi yönüne dönüş yaptığı sırada 35 yaşındaki Gülçin Yeni’nin kullandığı 16 GY 114 plakalı cip çarptı. Çarpışmanın ardından savrulan araçta bulunan iki çocuk babası Yalçın Öz (46) ile bir çocuk babası mesai arkadaşı Olgun Yıldız (47) hayatını kaybetti. Cipte bulunan Yağmur Y. ile sürücü Gülçin Yeni ise yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Hastaneden taburcu edilmesinin ardından 11 Eylül’de tutuklanan sanık Gülçin Yeni, ifadesinde şu beyanda bulundu:
“Geçirmiş olduğum trafik kazasında ben de ağır yaralandım. Yürüyemiyorum, kalçamda kırık var, kaburgalarımın 10 tanesi kırık, boynumda ve sol kolumda çatlak var. Akciğer sönmem var, yatış yapamadığım için sondalı yattım. Hastanede de kalkamadım. İyileşene kadar hayatımı zor idame edeceğim. Olay günü saat 02.40 sıralarında aracımla Çalı Yolu’nda seyrederken, trafik ışıklarına geldiğimde beyaz bir otomobil sola tali yola dönmek için önüme kırdı. Durmak için frene bastım ama duramadım. Sonra kendimi hastanede buldum. Karşı taraf için çok üzgünüm. Karşı taraf, kaza anında sola dönerken sinyal vermedi. Trafik ışıkları bana sarı yanıp sönüyordu. Kazadan 2 saat önce alkol almıştım. Etkisinin geçtiğini sanıyordum. Araç kullanırken bilinçliydim. Yaşanan kaza nedeniyle çok üzgünüm”
Kamera Kayıtları ve Aile Tarafının Beyanları
Dava dosyasına giren kaza anı ve sonrasına ait görüntülerde, şüphelinin sağlık müdahalesi esnasında kendi aracındaki hasarı sorduğu ve telefonla ilgilendiği tespit edildi. Kazada yaşamını yitiren Olgun Yıldız’ın kardeşi Barış Yıldız şu ifadeleri kullandı:
“Beşevler Polis Karakoluna gittiğimizde oradaki komiser bize bir kazaya karıştıklarını ve kazada hayatlarını kaybettiklerini söyledi. Kendi ellerimle ben ağabeyimi gömdüm. Bu alkollü sürücü kadın sadece kendini değil, herkesi yaktı. Ortada 2 ölü var, arkasında bıraktığı çocuklar var, eşler var. Yani çok zor bir durum. Gerçekten alkollüyse, başkalarının canını alıyorsa, sadece bunun için söylemiyorum, genel olarak söylüyorum, herkes cezasını çeksin, en ağır cezasını çeksin”
Yıldız ailesinin avukatı Özgür Coşkun, kaza anındaki hız ve alkol oranına ilişkin olarak şunları söyledi:
“Kazanın olmasından yaklaşık 2 saat sonra alınan doktor raporunda, alkol raporunda sürücünün 1.09 promil alkollü olduğu, bu da kaza saatlerinde yaklaşık 1.5 promile dayanan bir alkol olduğu sabit hale gelmiştir. Yaptığımız kamera görüntüsü incelemelerinde ise sürücünün çok hızlı bir şekilde seyir halinde olduğunu da fark ettik. Akabinde vatandaşlar olay yerine toplanıp geldiklerinde tabii videolar çekmişler olayla alakalı. Çekilen videolarda şunu da tespit ettik; olayın olmasının hemen akabinde alkollü sürücü hiçbir şekilde hiçbir yaralıyla veya vefat eden kişilerle ilgilenmeksizin, 112’yi aramaksızın telefonuyla mesajlaştığını tespit ettik. Bir başka vatandaşın çekmiş olduğu görüntüde Acil Sağlık çalışanının alkollü sürücüye müdahalesi esnasında alkollü sürücünün sağlık çalışanına yaralıların ya da vefat eden kişilerin sağlık durumunu sormaktan ziyade arabasının durumunu sorması bizleri derinden etkilemiştir.”
“Burada sadece bir trafik kazası yok. İki kişinin hayatı söz konusu değil. Bugün burada vefat eden kişilerin toplam 3 çocuğu vardı. Bu 3 çocuk 10, 11, 12 yaşlarında çocuklardı. Vefat eden kişilerden birinin çocuğu özel gereksinimli bir çocuktu. Bugün burada 2 eş, eşsiz kaldı. Bugün burada 3 tane çocuk babasız kaldı. Bizler istiyoruz ki bu tür trafik kazalarında alkolün olduğu, hızın olduğu trafik kazasında, 2 kişinin vefat ettiği ve 1 kişinin yaralandığı durumda bu sanıklar gereken en ağır cezaları adalet önünde alsınlar. Alsınlar ki bugün burada geride kalan eşler ve çocuklar, yarın öbür gün, ‘Bir kaza olarak değerlendirilmedi’ düşüncesine varsınlar, bir nebze olsun içleri soğusun. Alkolün olduğu, bu kadar hızın olduğu, kazanın hemen akabinde kendi işleriyle ilgilendiği, hiçbir yaralanma durumlarıyla ilgilenmediği, vefat durumlarıyla ilgilenmeyen bir sanığın gereken en ağır cezayı alması gerektiği kanaatindeyiz.”
Sanığın beyanlarına karşı kamera incelemelerine değinen Avukat Coşkun sözlerini şöyle tamamladı:
“Alkollü sürücünün çok sağlık problemi olmamasına rağmen emniyet güçlerine sağlık problemlerinin olduğu, yürüyemediğini, oturamadığını belirterek adliyeye sürekli olarak geç teslim olmak adı altında hareketlerde bulunduğunu dosya kapsamından tespit ettik. Kamera görüntülerinde sabit olduğu üzere alkollü sürücü çok hızlı bir şekilde hareket ediyor ve özellikle savunmalarında suçtan kurtulmaya yönelik olarak bizim müvekkilimizin bulunduğu aracın sinyalinin çalışmadığını dile getiriyor. Fakat kamera görüntülerinde bu durum net bir şekilde tespit edilmiştir. Müvekkilimizin içinde bulunduğu ve 2 vefat edenin içinde bulunduğu aracın sinyal verdiği sabittir. Bunu biz kamera görüntüleriyle de ortaya çıkardık. Yarın öbür gün alınacak bilirkişi raporlarıyla birlikte kendisinin hız tespiti de yapılacaktır. Bu hız tespitleriyle birlikte kusur durumlarının da çok ciddi seviyede artacağı kanaatindeyiz.”

