Japonya’nın kırsal bölgelerinde nüfus daralması sonucu sahipsiz kalan ve belediyelerce bir dolar gibi sembolik tutarlarla satışa çıkarılan terk edilmiş konutlar, yapıların gerektirdiği ağır yenileme ve altyapı maliyetleri yüzünden talep görmüyor. Yerel yönetimlerin taşradaki gayrimenkul krizini durdurma girişimi, binaların bakım ve mevzuat yükü sebebiyle sonuçsuz kalıyor.
Yerel yönetimler, mülkiyet sahiplerinin vergi ve yıkım harcamalarından kaçınmak amacıyla devretmek istediği taşınmazları “Akiya Bankası” adı verilen veri tabanlarında topluyor. Genç nüfusu bölgeye çekmek gayesiyle yerli ve yabancı alıcılara yaklaşık 49 liraya denk gelen bedellerle sunulan yapılar; zorunlu ikamet şartı ve mülk bakım taahhütleri sebebiyle alıcıların çekimser kalmasına yol açıyor.
Mevzuat Standartları ve Yapısal Altyapı Maliyetleri
On yıllardır atıl vaziyette duran konutlarda şebeke suyu, elektrik tesisatı ve çatı yalıtımı gibi temel donatılar bütünüyle işlevsiz durumda bulunuyor. Ülkedeki katı imar mevzuatı gereği belirli derecede çürüyen binaların yıkılarak baştan yapılması gerekirken, geleneksel ahşap mimarinin sismik ve fırtına standartlarına ulaştırılması çoğu zaman yeni bir inşaatın maliyet baremini aşıyor.
Söz konusu gayrimenkullerin süregelen emlak vergileri ile çevre temizlik masrafları da mülkü devralanın sorumluluğuna geçiyor. Finansal yükümlülüklerin ağırlığı alıcıların nihai imza aşamasında çekilmesine neden olurken, demografik yaşlanma ve metropollere göç neticesinde oluşan sahipsiz konut stoku güvenlik ve yangın risklerini tetiklemeye devam ediyor.

